Mesnevî’nin yazılışı ve ilk on sekiz beyit

Hz. Mevlânâ’nın, Mesnevî’yi yazmaya, kendisi karar verdikten sonra Hüsâmeddin Çelebi’nin teşvikini vesile etmesi ile ilgili rivayeti, kaynaklarda karşımıza çıkan biçimleriyle aşağıda aktarıyoruz.

Rivâyete göre Çelebi Hüsâmeddin, Mevlânâ’ya gönül verenlerin, Hak âşıklarının Hakîm Senâ’î (525/1131)’nin Hadîka’sını, Feridüddin-i Attar (627/1230)’ın Mantuku’t Tayr adlı eserini okuduklarını görüyor, bu hale gönlü razı olmuyordu. Mevlânâ’nın hayli gazel söylediğini ve dîvânının her gün yeni gazellerle büyüdüğünü, fakat Senâ’î’nin, Attar’ın eserleri gibi Sûfîlik yolların, hakikatlarını, inceliklerini gösteren kitapların henüz meydana gelmediğini düşünerek üzülüyordu.

Bir gece Hüsâmeddin, Hazreti Mevlânâ’yı yalnız buldu. Kendisine gazellerinin çokluğundan bahsederek, Senâ’î’nin, Attar’ın eserleri gibi dervişlere yol gösterecek tasavvufi hikayeler de söylemesini rica etti. Mevlânâ da böyle herkesin anlayacağı şekilde hikâyelere hakikatleri isteklilere duyurmak istiyordu ve bu hususta bir karara varmıştı. Çelebî’nin bu sözleri üzerine derhal sarığının arasından bir kağıt çıkardı. Kağıtta Mesnevî’nin ilk on sekiz beyiti yazılı idi. “Çelebi”, dedi, “eğer sen yazarsan, ben de söylerim.” Çelebi Hüsâmeddin bu müjdeli karara canla, başla razı oldu (1, 2).

Abdülbaki Gölpınarlı ve Şefik Can, yukarıdaki rivayeti hemen hemen aynı şekilde aktarmışlardır. Biz Şefik Can’ın ifade biçimiyle aktardık.

Kaynaklar

  1. Gölpınarlı, Abdülbaki. Mevlânâ Celâleddin, Hayatı, Eserleri, Felsefesi. İnkılap Yayınevi. 1999, İstanbul. s. 118-119
  2. Can, Şefik. Hz. Mevlânâ – Hayatı, şahsiyeti, fikirleri. Ötüken Yayınları. İstanbul. 2003. s73-74

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.